1. adım: PDF menü mü, interaktif menü mü?
Bir menüyü karekodun arkasına koymanın iki yolu var. İkisi de her telefon kamerasıyla çalışır; fark, misafirin menüyü nasıl okuduğunda ve her değişikliğin size ne kadar iş çıkardığındadır.
PDF menü
Elinizdeki menü dosyasını yüklersiniz; çoğu zaman matbaaya gönderdiğiniz tasarımın aynısıdır. Yayına çıkmanın en hızlı yoludur. QR kodlu PDF menü; kısa menüler, fiks menüler ve fiyatları nadiren değişen işletmeler için uygundur. Dezavantajı şu: Misafir, kâğıt için tasarlanmış bir sayfada yakınlaştırıp kaydırır ve her değişiklikte yeni dosya hazırlamanız gerekir.
İnteraktif menü
Kategoriler, ürünler, fiyatlar ve fotoğraflar veri olarak girilir ve telefona göre tasarlanmış bir sayfada gösterilir. Misafir kategoriler arasında gezinir, arama yapar, alerjene göre filtreler ve dil değiştirir. Siz de tek bir fiyatı saniyeler içinde güncellersiniz. İnteraktif QR menü kurulumu biraz daha uzun sürer ama güncel tutmak çok daha kolaydır.
Hangisini seçmelisiniz?
Bugün yayında olmanız gerekiyorsa PDF ile başlayın. Menünüz sık değişiyorsa, uzunsa ya da farklı dillerde konuşan misafirleriniz varsa interaktif menü kurulum zahmetini kısa sürede telafi eder. PDF ile başlayıp sonra yeniden basmadan geçmek de mümkündür: PDF’i bir Qdestera menüsüne yükleyin ve o menünün kendi QR kodunu basın. Ürünlerinizi sonradan eklediğinizde aynı karekod interaktif menüyü açar.
Bir bakışta PDF ve interaktif QR menü
| PDF menü | İnteraktif menü | |
|---|---|---|
| Mevcut menü dosyanızdan başlama | Evet | Evet |
| Telefonda yakınlaştırmadan okunur | Hayır | Evet |
| Yeni dosya olmadan tek fiyat değiştirme | Hayır | Evet |
| Misafir için alerjen ve diyet filtresi | Hayır | Evet |
| Yabancı misafirler için dil seçimi | Hayır | Evet |
| Ürünü “tükendi” olarak işaretleme | Hayır | Evet |
| Masadan sipariş ve garson çağırma | Hayır | Evet |
2. adım: Menü içeriğinizi hazırlayın
İyi içerik, her tasarım tercihinden daha önemlidir. Kuruluma başlamadan önce tüm bilgileri tek bir yerde toplayın.
Kategoriler
Ürünleri misafirin karar verdiği şekilde gruplayın: başlangıçlar, ana yemekler, tatlılar, sıcak içecekler, soğuk içecekler. Liste tek ekranda göz gezdirilebilecek kadar kısa olsun; en çok satanlarınızı ilk kategorilere koyun.
İsimler, açıklamalar ve fiyatlar
Personelinizin gerçekten kullandığı isimleri yazın. “İçinde ne var?” sorusunu cevaplayan tek satırlık bir açıklama ekleyin. Bir ürünün boyutları ya da porsiyonları varsa, fiyatları açıklamaya yazmak yerine her seçeneği kendi fiyatıyla ayrı listeleyin.
Fotoğraflar
İmza ürünleriniz için tek bir iyi fotoğraf, çok sayıda vasat fotoğraftan daha etkilidir. Gün ışığında, aynı açıdan ve sade bir zeminde çekin. Yatay ya da kare görseller menü düzenlerine genellikle en iyi oturur.
Alerjen ve diyet bilgileri
Her yemeğin hangi yaygın alerjenleri içerdiğini, hangi ürünlerin vejetaryen, vegan ya da glutensiz olduğunu not edin. Listeyi ezbere değil, mutfağınızla birlikte kontrol edin. Yapılandırılmış bir alerjen menü, misafirin her tabak için garsona sormak yerine filtre kullanmasını sağlar.
Diller
Misafirlerinizin hangi dillere ihtiyaç duyduğuna karar verin. Yemek adlarını dikkatle çevirin; bazıları kısa bir açıklamayla orijinal hâliyle kalmalıdır. “Mantı” ya da “İskender” gibi adlar çoğu zaman çevrilmeden, altına bir cümlelik açıklamayla daha iyi anlaşılır. Otomatik çeviri kullanıyorsanız yayınlamadan önce birinin kontrol etmesini sağlayın.
Porsiyon, kalori ve hazırlanma süresi
Bu bilgiler zorunlu değildir ama misafirin kararını hızlandırır. Porsiyon büyüklüğü, “iki kişilik” gibi bir not ya da uzun süren yemekler için hazırlanma süresi, garsona sorulan soruları azaltır. Acılı yemekleri belirtmek de yabancı misafirler için özellikle faydalıdır. Hepsini baştan eklemek zorunda değilsiniz; en çok soru gelen ürünlerden başlayın.
4. adım: Masa karekodlarını yazdırın
Tüm mekân için tek bir QR kod da basabilirsiniz, her masa için ayrı bir kod da. Menüye göz atmak için tek kod yeterlidir. Masaya özel kodlar ise misafir masadan sipariş verdiğinde ya da garson çağırdığında işe yarar; çünkü istek masa numarasıyla birlikte gelir.
Çoğu restoran için en pratik yol A4 sayfalara baskıdır: Bir sayfaya birden fazla masa kartı sığar ve ofis yazıcısı bu işi rahatça görür. Önce bir deneme sayfası basın ve geri kalanını yazdırmadan önce her kodu tek tek okutun.
Boyut olarak, misafirin elinde tuttuğu ya da masada aşağı doğru baktığı bir kart için yaklaşık 3 × 3 cm'lik kod rahat okunur. Daha uzaktan okutulan duvar ve vitrin kodları daha büyük olmalıdır. Her kodun çevresinde boş beyaz bir kenar bırakın ve kodu açık zemin üzerinde koyu renkte tutun.
- Malzeme: Lamine kartlar, akrilik standlar ya da masaya uygun etiketler dökülen içeceklere ve silinmeye dayanır.
- Her kodu etiketleyin: Masa numarasını ve “Menü için okutun” gibi kısa bir satırı ekleyin.
- Yedek bulundurun: Birkaç fazla kart basın; zarar gören kartı hemen değiştirebilin.
5. adım: Karekodları misafirin baktığı yere koyun
-
Her masada
Kodu, oturan misafirin tabakları kaydırmadan görebileceği bir yere koyun. Masanın ortası ya da tuzluk-biberliğin yanı iyi çalışır.
-
Girişte ve vitrinde
Kapıdaki daha büyük bir kod, yoldan geçenlerin içeri girmeden menünüze bakmasını sağlar. Boyutunu bir iki adım uzaktan okutulacak şekilde ayarlayın.
-
Kasada ve paket servis alanında
Paket siparişi için sırada bekleyen misafir beklerken karar verir; kasadaki sıra kısalır.
-
Wi-Fi bilgilerinin yanında
Mobil veriyle menüyü açamayan misafir Wi-Fi arar. İkisini yan yana koyun.
-
Basılı bir seçenek bulundurun
Bazı misafirler kâğıdı tercih eder ya da yanında telefon olmayabilir. Kasanın arkasında tutacağınız birkaç basılı menü, herkesi rahat ettirir.
6. adım: Fiyatları ve ürünleri güncel tutun
QR menünün en büyük avantajı yayından sonra ortaya çıkar: Basılı karekod aynı kalırken arkasındaki menü değişir. Bir fiyatı güncelleyin, sezonluk bir yemek ekleyin ya da bir ürünü kaldırın; misafir değişikliği bir sonraki okutmada görür.
Güncellemeyi bir rutine dönüştürün. Kasadaki fiyatı kim değiştiriyorsa menüdeki fiyatı da aynı gün o değiştirsin. Yarın tekrar gelecek bir ürünü silmek yerine “tükendi” anahtarını kullanın.
İnteraktif menüler saate göre de değişebilir: Yalnızca sabahları görünen kahvaltı kategorileri ya da belirli saatlerde indirimli fiyat gösteren happy hour kampanyaları gibi. Böylece aynı menünün birkaç ayrı sürümünü yönetmek zorunda kalmazsınız.
Bir adım öteye: sipariş, garson çağırma ve istatistikler
Misafirleriniz okutmaya alıştığında aynı kod menüyü göstermekten fazlasını yapabilir. Masadan sipariş ile misafir siparişini telefonundan canlı bir panoya ya da mutfak ekranına gönderir. Garson çağırma düğmesi ise “hesabı alabilir miyiz?” ya da “su rica ediyoruz” gibi istekleri, misafirin salonun öbür ucuna el sallamasına gerek kalmadan personele iletir.
Menü istatistikleri de misafirlerin hangi ürünlere baktığını, neleri sipariş ettiğini ve hangi saatlerde yoğunlaştığını gösterir. Böylece çok bakılan ama az sipariş edilen yemekleri fark eder, personel planını yoğun saatlere göre yaparsınız.
Bunların hiçbiri ilk gün şart değildir. Önce net ve okunaklı bir menüyle başlayın, misafirlerinizin okutmaya alışmasını sağlayın; ekibiniz hazır olduğunda siparişi ekleyin.
Misafirinizin göreceğini görün
Örnek bir interaktif QR menüyü telefonunuzda açın; kategorileri, filtreleri ve dil seçeneklerini kendiniz deneyin.